Dört mevsim olası geliyor insanın. Her biri
ayrı güzel, ayrı neşeli, ayrı bir huzurlu… Yaz güneşiyle kıskandırıyor, bu
mevsimin en güzel heyecanı y yalın ayak, ayakkabısız özgürce dolanmaktır bence.
Bazen deniz kenarında parmak arası terliklerinle soluksuzca koşmaktır. Piknik
yapıp tıka basa doymaktır yaz. Beyazlığı ve saflığın temsili ise kıştır. Kış
öylesine bir mevsim ki soğuğuna inat mutluluğuyla ısıtır. Kartopu keyfi bir
yana botların içine kaçan karın ıslaklığı apayrı his katar, eldivenlerin
ıslanıp elleri bile üşütmesi güzeldir o an. Yapılan kaymalar, kayarken birbirine
çarpmalar da eğlencenin zirvesine ulaştır insanı ya aşk ve durgunluk mevsimi
ilkbahara ne demeli? Çiçekler süslüyor baharı ilkbaharın kendine has mayhoş bir
havası var. Bu mevsimde en güzellerden biri yaprakların terk edişini ise
sonbahar anlatır. Rüzgarın esintisinde sürüklenen yapraklar adeta dans eder
gökyüzünde. Sonbahar bekler, son bahar hüzünlüdür biraz bekleyiştir, bile
bile bir gidiştir ama yine de sonu hep bir murada eriştir. İşte kısaca bütün
mevsimler güzeldir etrafımızda o kadar çok güzellik var ki görmek için bir
dönüp bakmak yeterli. Ve bakmak için sadece bir isteyiş yeterlidir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder