21 Aralık 2015 Pazartesi

Dört Mevsim

    Dört mevsim olası geliyor insanın. Her biri ayrı güzel, ayrı neşeli, ayrı bir huzurlu… Yaz güneşiyle kıskandırıyor, bu mevsimin en güzel heyecanı y yalın ayak, ayakkabısız özgürce dolanmaktır bence. Bazen deniz kenarında parmak arası terliklerinle soluksuzca koşmaktır. Piknik yapıp tıka basa doymaktır yaz. Beyazlığı ve saflığın temsili ise kıştır. Kış öylesine bir mevsim ki soğuğuna inat mutluluğuyla ısıtır. Kartopu keyfi bir yana botların içine kaçan karın ıslaklığı apayrı his katar, eldivenlerin ıslanıp elleri bile üşütmesi güzeldir o an. Yapılan kaymalar, kayarken birbirine çarpmalar da eğlencenin zirvesine ulaştır insanı ya aşk ve durgunluk mevsimi ilkbahara ne demeli? Çiçekler süslüyor baharı ilkbaharın kendine has mayhoş bir havası var. Bu mevsimde en güzellerden biri yaprakların terk edişini ise sonbahar anlatır. Rüzgarın esintisinde sürüklenen yapraklar adeta dans eder gökyüzünde.  Sonbahar bekler, son bahar hüzünlüdür biraz bekleyiştir, bile bile bir gidiştir ama yine de sonu hep bir murada eriştir. İşte kısaca bütün mevsimler güzeldir etrafımızda o kadar çok güzellik var ki görmek için bir dönüp bakmak yeterli. Ve bakmak için sadece bir isteyiş yeterlidir.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder